“Nasıl başladığını, ne olduğunu kimsenin tam hatırlayamadığı”: Aziz Bey Hadisesi

0
1168
views

“Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar.” Kaç kere ölmek istedi Aziz Bey acaba bilmem kaç yıllık hayatında. Ya soruyu şöyle mi sorsam? Kaç kere büyük kederlere daldı Aziz Bey’in yüreği.

Keder öldürür insanı ama sanırım yavaş yavaş. Aziz Bey de sonunda öldü. Yani aslında kitabın başında öldü. Aziz Bey Hadisenin olduğu o gecenin hemen ardından. Hadiseden birkaç saat sonra. Eeee hikaye burada bitiyor o zaman diye geçiriyor insan aklından. Asıl ondan sonra başlıyor her şey. Hadisenin olduğu o geceye kadar yaşananlar, Aziz Bey’i o geceye getiren adımlar ya da belki de şöyle söylemeliyim; yanlış kararlar.

“İnsan birini sevmeli hem de çok sevmeliydi.” diye düşünüyordu Aziz Bey. Gerekirse her şeyden vazgeçip, hayatını feda edebilecek kadar büyük bir aşk istiyordu. Buldu mu? Kederlerine bir yenisi daha eklendi mi? Nasıl başladığını, ne olduğunu kimsenin tam hatırlayamadığı o hadise neydi? Ve bu aşk o hadiseyi ne kadar etkiledi?

“Yanılgılarla dolu bir ömrün bütün çilesini saklamaktan artık vazgeçmiş” Aziz Bey’in hayatına kısacık da olsa konuk olun derim. Size anlatacağı şeyler var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here